İznik

Asırlar boyunca pek çok farklı kültüre ev sahipliği yapmış bir kent olan İznik, 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınmıştır. Marmara Bölgesinde, eski adı ile Bithynia Bölgesinde bulunan kent, antik çağlardan bu yana dönemin önemli devletlerinin yönetiminde, önemli roller üstlenmiş bir yerleşimdir.

 

Bithynia Krallığı'nın bir dönem için başkenti olan kent, kentsel organizasyonu ve ismi ile Helenistik Döneme referans verir. Roma Döneminde ise, tanrılara ve ünlü komutanlara adanmış tapınakların, büyük kamu binalarının yapıldığı, valilerin ikamet merkezi olan bir yerleşimdir*.

* Janin, R. (1925). “Nicee, Etude Historique et Topographique”. Echos d’Orient, Revue Trimestrielle d’Histoire de Géographi et de Liturgie Orientales, XXIV. s.482-490.

shutterstock_1469869640 copy_edited.jpg

Kent, Doğu Roma (Bizans) Devleti'nin kuruluşuyla, Hıristiyanlığın önemli merkezlerinden biri olmuştur. Hıristiyanlık inancına ilişkin esasların tartışılması amacıyla bütün dünyadan kilise liderlerinin toplandığı ekümenik konsile iki kez ev sahipliği yapmıştır. İlk Konsil’e 325'te, son konsil kabul edilen VII. Konsil'e 787'de ev sahipliği yapan İznik, bu yeni dinin örgütlenmesinde etkin bir rol üstlenmiştir (1). Bu nedenle kentte kilise, manastır, ayazma gibi yapılar inşa edilmiş, kent yoğun biçimde imar edilmiştir (2,3,4). Latinlerin İstanbul'u işgali ile İmparator Theodoros Laskaris’in (1204-1222) kurduğu Bizans Devleti'nin (Laskarisler Dönemi 1204-1261) başkenti olduğunda kent, devlet ve kilise geleneklerinin yeniden yapılandığı yer olacaktır (5,4).

İznik, Osmanlılardan önce iki kez Türk egemenliğinde kalmıştır. İlkinde, 1075'te Anadolu Selçuklu Sultanı Süleyman Şah İznik'i ele geçirmiş ve başkent yapmış (6,1); ikincisi ise, 1105-1147 yılları arasında gerçekleşmiştir (7, 5). Kentin Osmanlı egemenliğine girmesi, Osmanlı Beyliği’nin Bizans'ın Bithynia Bölgesindeki sınırlarını sürekli daraltarak, bu topraklarda kendi tarihini başlattığı döneme rastlar. İznik’in 1331 yılında alınmasıyla kent, Osmanlı Beyliği'nin başkenti olacaktır (8). Bu dönemde İznik, Erken Osmanlı Dönemi mimarisinin örnekleri ile donanacaktır. XV. yüzyılın ikinci yarısından sonra İznik’te yapım faaliyetinin durduğu görülür. İznik, 1930’lu yıllarda sur içinin ancak üçte birini kaplamakta ve tarihini ancak bir gölge gibi yansıtmakta (5); yine de, içinde yer aldığı doğal çevre ve bünyesinde sakladığı tarihsel veriler, somut kalıntıları ya da izleri ile de olsa, ziyaretçilerinde bir etki yaratabilmeye halen devam etmektedir (9). 

Günümüz İznik yerleşmesinde konut, ticaret, turizm işlevli yapılar ve kamu yapıları yer almaktadır. Konutlar kent dokusunun tamamına yayılmıştır. Osmanlı yerleşme dokusunun gelişmiş olduğu kentin doğu yarısında, kerpiç dolgulu, ahşap karkas özellikli geleneksel mimari az sayıda örnekle varlığını sürdürmektedir. Son yüzyılda, İznik’te korumaya yönelik bazı çalışmalar gerçekleştirilmiştir. 1950’li yıllarda yapılan düzenleme ile Helenistik sokak dokusu yeniden ortaya çıkarılmıştır. 

İznik, küçük ve metropolleşmemiş kent oluşu; kentin geleneksel yapısının görece korunmuş olması, kırsal alanlarla devam eden ilişkisi, çarşı ve pazarın kent yaşamındaki yeri, kent ile turizmin dengeli ilişkisi, kadının iş yaşamına hem modern hem de geleneksel toplumları anımsatan biçimlerde katılması ve yeniden canlandırılmaya çalışılan çini ve seramik sanatıyla, kır-kent ayrımının büyük oranda kaybolduğu günümüzde, bu projeye uluslararası ölçekte örnek bir çalışma olma potansiyeli sunmaktadır. 

1. Schneider, A.M. (1943). Die römischen und byzantinischen Denkmaeler von Iznik-Nicaea. Berlin.

2. Texier, C. (1862). Asie Mineure: Description Géographique. Historique et Archéologique des Provinces et des Villes de la Chersonnèse d'Asie. Paris: Firmin-Didot.

3. Bryer, A. (1971). Nicae, Byzantine City. History Today. XXI. s.22-31.

4. Ostrogorsky, G. (1986). Bizans Devleti Tarihi. Ankara: TTK Yayınları. 

5. Schneider, A.M. ve Karnap, W. (1938). Die Stadtmauer von İznik (Nicaea). Berlin: İstanbuler Forschungen, Herausgegeben von der Abteilung İstanbul des Archaologischen Instituts des Deutschen Reiches.

6. Anhegger, R. (1978). İznik. İslâm Ansiklopedisi V-II. İstanbul: MEB Yayınları, s.1256-1264.

7. İnalcık, H. (1997). Osman Gazi'nin İznik Kuşatması ve Bafeus Muharebesi. Osmanlı Beyliği (1300-1389). İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları. s.78-105.

8. Uzunçarşılı, İ. (1982). Osmanlı tarihi, I. cilt : Anadolu Selçukluları ve Anadolu Beylikleri hakkında bir mukaddime ile Osmanlı Devletinin kuruluşundan İstanbul'un fethine kadar. Ankara: TTK Yayınları. 

9. Otto-Dorn, K., ve Anheger, R. (1941). Das Islamische İznik. Berlin: İstanbuler Forschungen, Herausgegeben von der Zweigstelle İstanbul des Archaologischen Instituts des Deutschen Reiches.

 
Tarih boyunca İznik

İznik'in mirasçısı olduğu şehri, eski çağlarda 'Askania Limne' olarak bilinen İznik Gölünün doğu kıyısında bulunmaktadır. Kenti çevreleyen dağ yamaçları ve doğu yönünde uzan büyük ve bitek ova sayesinde bölge, antik çağlardan bu yana tarımsal üretimin yoğun olarak sürdüğü bir yerdir.

Eski Çağlarda
İznik

Osmanlı Döneminde
İznik

1331 yılında Osmanlı Beyliği hakimiyetine girerek kısa bir süre de olsa Beyliğin başkenti olan İznik, Hacı Özbek Camii, Yeşil Cami, Yakub Çelebi Camii, Mahmud Çelebi Camii gibi Erken Osmanlı Dönemi mimarisinin nadide örneklerine ev sahipliği yapmaktadır.

Modern Dönemde
İznik

Bizans, Selçuklu ve Osmanlı Devletlerine ev sahipliği yapmış tarihi İznik kenti, 1930’lu yıllarda sur içinin ancak üçte birini kaplamakta ve tarihini ancak bir gölge olarak yansıtmaktadır. Yine bu sıralarda, içinde yer aldığı doğal çevre ve bünyesinde sakladığı tarihsel veriler, somut kalıntıları ya da izleri ile de olsa hala bir etki yaratabilmeye devam etmektedir. 

Alanın Miras Değerleri

WhatsApp Image 2021-06-02 at 13.06_edited.jpg

Doğal Miras 

İznik Depresyonunun yer aldığı Güney Marmara Bölgesi, tektonik hareketler sonucu şekillenmiş, doğu-batı doğrultusunda uzanan kırık hatlarına denk gelen ve kuzeyden güneye doğru dağlık ve platoluk sahalarla birbirinden ayrılan çöküntü alanlarına sahiptir. Bu çöküntü alanlarının bazıları -İzmit ve Gemlik örneklerinde olduğu gibi- deniz suları altında kalarak körfez halini alırken; bir kısmı -Manyas, Sapanca, İznik ve Ulubat gölleri- göl, bir kısmı da alüvyal dolgu sahalarını oluşturmuştur.

Kültürel Miras

İznik, ismini aldığı gölün kenarında, etrafı dağlarla çevrili verimli bir vadide kurulmuş; antik surlarla çevrili, halen küçük bir tarihi yerleşimdir. Kent, çevresinde Tarih Öncesine tarihlenen dört büyük höyüğü; geçtiğimiz yıllarda keşfedilen, su altı arkeolojik varlığı 1500 yıllık bazilikası; arkeolojik çalışmaların halen sürdüğü kent merkezindeki Roma antik tiyatrosu; Helenistik Dönem ızgara plan şemasıyla geçmişin izlerinin son derece görünür olduğu, arkeolojik varlığı oldukça zengin bir kenttir.